Kamplar sayfası yenilendi... 80. Yıl Hava İzci Kampı Resimleri ve Dökümanları Eklendi...

>> Credits

Temel İzcilik Bilgileri

Hava İzcileri El Kitabı

Neden İzcilik

Hava Taşıtları

Kurul Kararları

Kıyafet Yönetmeliği

Tescil Yönetmeliği

Resim Galerisi

Clipartlar

NEDEN İZCİLİK?

Şimdi, 30 saniye süreyle şu soruların yanıtlarını düşününüz :

·         Çocuğunuzu en son hangi çocuk tiyatrosuna veya bir hayvanat bahçesine götürdünüz ?

·         Çocuğunuzu en son ne zaman bir arkadaş toplantısına gönderdiniz ?

·         Çocuğunuzla birlikte en son ne zaman açık hava yürüyüşü veya kısa süreli piknik yaptınız ?

·         Veya değişik bir soru olacak ama, azarlama veya cezalandırma dışında, çocuğunuzla en son ne zaman karşılıklı oturup konuştunuz ?

Bu sorular, sizlerden biri tarafından bizlere sorulsaydı, bizlerin yanıtları;

Bilmem,

Hayır,

gibi basit yanıtlar olacak ama her seferinde çocuklarımızı çok ama çok sevdiğimizi vurgulayacak, belki bu tür sorulardan kaçmak için, yoğun çalışma şartlarımız ve kısıtlı olanaklarımız nedeniyle, onlarla istediğimiz ölçüde ilgilenemediğimizi söyleyecektik.

Bizler inanıyoruz ki, çoğumuzun çocukları, "Onlar daha çok küçük ve korumasız" savıyla, okul dışı zamanlarını, bir apartman odasında, büyük bir olasılıkla arkadaşsız bir şekilde, onlara alınmış pahalı oyuncaklarıyla oynayarak, ama inanın ki mutsuz bir şekilde geçiriyorlardır.

Peki, çocuklarımızın gelişiminde önemli yer tutan ve yukarıdaki soruların yanıtlarına göre olumsuzluk olarak değerlendirebileceğimiz bu sorunu giderebilecek bir çözüm şekli var mı? Bizler bu sorunun yanıtını, inanın daha yeni bulduk. Evet var ve adı "İZCİLİK".

Şimdi sizler, bir yandan yukarıdaki bir kaç basit soruya kafanızda yanıt ararken, bir yandan da kendi çocukluk ve özellikle gençlik yaşantınızı gözünüzün önüne getirin. Bizlerle birlikte büyük bir çoğunluğunuz, 1970'li yılları, çağlayan bir enerji ile kendini yarınlara hazırlamakta olan lise, yüksek okul veya üniversite öğrencisi olarak yaşadınız. Yine büyük bir çoğunluğumuz o yıllarda askeri okul öğrencileri olmamıza karşın, ülkemizin içinde bulunduğu olumsuz politik, ekonomik ve dolayısıyla toplumsal şartlardan aynı şekilde etkilendik. Bu olumsuz şartlar, yaşam heyecanı dolu gençliğimizin ilk günlerini, gelecekten umutsuz olarak yaşamamıza neden olmadı mı? O günlerde çoğumuz, sık sık ebeveynlerimizi arayıp, vurulmadığımızı, yaralanmadığımızı veya okuldan atılmadığımızı onlara bildirip, onları da mutsuzluğumuza ortak etmedik mi? Belki aynı şekilde değil ama benzerlerini yaşayan bizim kuşağımızın, fikren ve ruhen kişilik sorunlarıyla yoğun bir gençlik dönemi geçirmediğimizi hangimiz savunabiliriz?

Yaşadığımız o olumsuz dönemin basit bir özeleştirisini yaptığımızda, kendimizde kişilik sorunlarının varlığını, zamanın yöneticilerinde de biz gençlere karşı güvensizlik ve sevgisizliği görmek olası. Bu durumdan tek yarar sağlayanların ise, zamanın sorunlu ve yalnız gençliğini, politik amaç kisvesi altında kendi kişisel çıkarları için kullanan kötü niyetli azınlık olduğunu birlikte gördük. O günleri yaşamış bizler, bedenen ve fikren sağlıklı ve doğru bir şekilde örgütlenmiş gençliğin, o bastırılamaz enerjisi ve sözel olmayan gerçekçi ATATÜRKÇÜ yapısıyla, her türlü engeli zorlanmadan ve yıpranmadan aşabileceğine inanıyoruz.

Bu bağlamda, günümüzde ise, çocuk ve gençlerimizi, bizlerin yaşadığı dönemde yoğunluk kazanmamış daha tehlikeli sorunlar beklemektedir. Bunların başında, uyuşturucu/alkol bağımlılığı ve eşcinsellik gelmektedir.

Gençliğimizde bütün bu olumsuzlukları yaşamış olmamıza ve bunları çok iyi değerlendirebilmemize karşın, çocuklarımızı, amaçladığımız şekilde ATATÜRKÇÜ genç olarak yetiştirebilmek üzere, zaman zaman gerekli ve yeterli şartları sağlayamadığımız bir gerçektir. Çünkü çocuk ve gençlerimizi, yaşıtlarıyla bir bütün içinde örgütleyebilme yeteneğimizin olanaksızlığını üzüntüyle görebiliyoruz, çünkü onların kişiliklerini, yalnızca değerli oyuncaklarla veya isteklerini beklemeksizin sağladığımız olanaklarla geliştiremeyeceğimizi biliyoruz, bizlerin yaşadığı olumsuz dönemle eşdeğer olmasa bile toplumumuzun bugün içinde bulunduğu olumsuz şartlardan etkilenmemelerini,

Bedenen ve fikren sağlıklı,

Laik,

Tanrıya, vatanına, ulusuna, Cumhuriyete ve onun demokratik kurallarına saygılı,

Kalpleri insan ve doğa sevgisiyle dolu, çevre bilincine sahip,

Kendi kendine yetebilecek güç ve disiplinde,

ATATÜRK İlke ve İnkilaplarının sadık bekçileri ve uygulayıcıları olan gençler olmalarını istiyor ve hep birlikte aynı duyguları paylaşıyoruz.

Eğer bizler erken davranıp çocuklarımızı ve onların oluşturduğu gençliği örgütleyemezsek, eğitemezsek, bizlerin yaşadığı olumsuz dönemde olduğu gibi, bazı güç odakları onların heyecanından, onların enerjisinden kolaylıkla yararlanabilecek, hem doğrudan onlara, hem de dolaylı olarak vatanımıza ve ulusumuza, dolayısıyla her durumda bizim çocuklarımıza zarar verebilecekler.

Çocuklarımıza yönelik yukarıda belirttiğimiz olumsuzlukları giderme yöntemlerini araştırdığımızda, tüm isteklerimizin karşılandığı tek çözüm tarzının, İzcilik çalışmaları olduğu sonucuna varılmaktadır. Şüphesiz ki, pahalı parasal karşılığını sağladığınızda, daha bir çok çözüm yolları da bulabilirsiniz. Ancak İzcilik, resmi yani devlet korumacılığı altında, bizlerin az parasal desteği ile en fazla yarar sağlayacak bir örgütlenme ve çalışma biçimidir.

İzcilik, gerek öğrenim gören, gerekse öğrenim dışı gençliği, dil, din, ırk ve renk farkı gözetmeksizin bünyesinde toplayan,

Ulusal ve uluslararası içerikli,

Eğitsel,

Üniformalı,

BİR GENÇLİK HAREKETİDİR.

İzcilik, çeşitli yaş grupları içindeki çocuk ve gençlerin,

Zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişmelerine katkıda bulunan,

Çocuk ve gençlerin araştırıcı, yapıcı ve yaratıcı niteliklerinin geliştirilmesi için gerekli bilgi ve becerilerle donatılmalarını hedefleyen,

Demokratik kişilik özelliklerinin öne çıkmasına uygun ortam hazırlayan,

ve

Gençlerin, ATATÜRK ilkeleri doğrultusunda yetiştirilmelerini amaç edinmiş, eğitsel çalışmaların bütünüdür.

Bu kapsamda, "İZCİNİN TÜRESİ", yani bir diğer deyişle İzcinin Anayasası'na göre;

İzci sözünün eridir, şeref ve onurunu her şeyin üzerinde tutar.

İzci, vatanına, ulusuna, ailesine ve İzci Liderlerine sadıktır.

İzci, başkalarına yardımcı ve yararlı olur.

İzci, herkesin arkadaşı ve dünya izcilerinin kardeşidir.

İzci, herkese karşı naziktir.

İzci, doğa, bitki ve hayvanları sever, onları korur.

İzci, büyüklerini sayar, sözlerini dinler, küçüklerini sever ve korur.

İzci cesurdur, her türlü olumsuz şartlar altında bile neşeli ve güler yüzlüdür.

İzci, tutumludur.

İzci, fikir, söz ve davranışlarında, açık ve dürüsttür.

Dikkat edileceği üzere, İzciden, mükemmel ve bir o kadar da sorumlu vatandaşlık eğitimi alması ve bunu uygulaması istenmektedir.

Yukarıda belirttiğimiz İzcilik Türesi'ne olan inanç ve bağlılığı benliğine yerleştiren çocuk ve gençler;

"Tanrıya, vatanıma ve ulusuma karşı görevlerimi yerine getireceğime,

İzcilik türesine uyacağıma,

Başkalarına her zaman yardımda bulunacağıma,

Kendimi,

Bedence sağlam,

Fikirce uyanık

ve

Ahlakça dürüst olmak için,

elimden geleni yapacağıma, şerefim üzerine and içerim."

şeklinde söz vererek izcilik etkinliklerine başlarlar.

İzcilik çalışmaları, yurduna, ulusuna ve tüm insanlığa yararlı, iyi insan ve iyi bir vatandaş yetiştirmeyi amaçlamaktadır. İzcilik, bu amacı gerçekleştirmek için, şu 5 hedefi esas alır;

Fiziksel, yani bedenen sağlıklı gelişme,

Kişiliğin gelişmesi,

Yaratıcılığın gelişmesi,

Toplum içinde düzenli yaşama duygusu olan sosyal gelişme,

Tanrıya inancı kapsayan laik manevi gelişme.

İzcilik etkinliği içinde yapılan her işlev, konu başlığı olarak, ister toplumun kalkınması, ister sosyal yardımın sağlanması, isterse kültürel içerikli olsun, önemli olan, yukarıda belirtilen bu 5 hedefe, arzu edilen seviyede ulaşmaktır. İzcilik etkinlikleri sırasında yapılan değişik ve sayısal açıdan çok işlevin her biri, söz konusu 5 hedefe ulaşmak için birer araçtır. Amaç ise, kısaca, "İyi İnsan ve İyi Bir Vatandaş Yetiştirmektir".

İzcilik, çocuk ya da gencin kendi kendini geliştirebileceği bir eğitim sistemidir. İzciliğin amacı, çocuk ya da gencin zihinsel, sosyal, ruhsal ve bedensel gelişimine katkıda bulunarak, onun aile, okul, mahalle ve diğer ulusal ve uluslararası toplumlarda sorumluluk sahibi birey ve vatandaş olarak yerini almasına yardımcı olmaktır. İşte bu amaca varmak için kullanılan yola "İZCİ YÖNTEMİ" adı verilir.

İzci Yöntemi, birbirini tamamlayan, birbiri ile içiçe geçmiş ve bütünleşmiş unsurlardan oluşur. Bu unsurlar, sırasıyla;

İzciliğin temel ilkelerinde açıklamasını bulan "And ve Türeye Bağlılık",

İzcinin araştırma ve inceleme yetisinin geliştirilmesine olanak veren, beceri kazanarak kendine olan güveninin artmasını sağlayan "Yaparak Öğrenme",

Sosyal gelişmeye yönelik Demokrasi eğitimini içeren ve izciyi sosyal yaşamla bütünleştiren "Oba Sistemi",

Katılımcı izcilerin isteklerine göre düzenlenmiş, çoğunlukla açık havada gerçekleştirilen oyun tarzındaki işlevleri içeren, yararlı bilgi, beceri ve davranışları kazanmaya yönelik toplumsal hizmetleri kapsayan, izcinin örgüt yapısı içinde ilerlemesine olanak veren, her zaman ileriye götürücü ve istek uyandırıcı "Program"dır.

İzciliğin alanı, uğraş sahası şudur diye bir ayırım yapılamaz. İzciliğin alanı "Her Yer"dir.

Dil, ırk, renk ve inanç ayrılığı gözetmeksizin, herkese açık, temelinde gönüllülük ilkesi yatan ve politik amaç taşımayan İzcilik;

İzcileri, belirlenmiş hedef veya hedeflere götüren, bir seri planlı etkinliktir.

Öğrenim değil, katı kuralları olmayan bir eğitim işlevidir. Ancak, asla politik bir eğitim içermez.

Genç insanlar arasında herhangi bir ayırım yapmaksızın düzenlenen, gönüllü bir gençlik hareketidir.

İzcilikte üç temel görev ilkesi vardır. Bunlar;

İzcinin, yaşamın ruhsal değerleriyle ilişkisini sağlayan, bir diğerinin inancına saygılı, özde laiklik kavramını içeren "Tanrıya Karşı Görevler",

İzcinin, toplumla ilişkisini sağlayan, topluma karşı sorumluluklarını içeren "Başkalarına Karşı Görevler", ki bunlar;

İzcilikle ilgili her davranışın temeli olan ve Evrensel İnsan Hakları Deklarasyonu ile korunmuş, insanın saygı değerliliği,

Toplumun kalkınmasına katkıda bulunmak, tutumlu olmak ve tüketici olmayıp, ülke ve kendi geleceği için üretici olmak ilkeleriyle yaşam bulan vatanseverlik,

İnsan ve canlı organizmaların, ekolojik bir bütün, birbirlerine bağımlı bir sistem oluşturmaları ve bu sistemin herhangi bir parçasına verilecek zararın, sistemi olumsuz yönde etkileyeceği bilinci olan, doğanın korunmasıdır.

İzcinin kendi kendini geliştirme sorumluluğu ve kişiliğin oluşturulması olarak tanımlanan "Kendine Karşı Görevler".

Görüldüğü gibi İzcilik, çocuk ve gençlerimiz için sağlıklı ve disiplinli bir gelişme ortamı yaratmak, bu ortam içinde onları, havacılık bilinci ve Atatürkçü düşünceye sahip iyi birer vatandaş olarak yetiştirmek için yapmayı tasarladığımız, "Gönüllülük" ilkesinde yaşam bulacak bir harekettir. Ancak burada, bizce çok önemli bir konuya dikkatinizi çekmek istiyoruz. Yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız izciliğin amacı, hedefleri ve türesi, doğru seçilmiş ve iyi niyetli liderler tarafından örgütlenme sağlandığında, yarınımızın güvencesi olan çocuk ve gençlerimizin iyi insan ve iyi birer vatandaş olarak yetiştirilmelerini sağlamaya yönelik fikirsel altyapıyı oluşturmaktadır. Bu altyapının yaşama geçirilmesi ise, kuralları doğru olarak belirlenmiş, katılımcı bir örgüt çalışmasını gerektirmektedir. Söz konusu kuralların, ebeveynlerin, gerekli desteği almaksızın yalnız başlarına kendi çocukları için uygulamalarında yetersizlikler kaçınılmazdır.

Ayrıca, konuya biraz daha dikkatli baktığınızda, örgütlenmeyi yapacak lider veya liderlerin, temel Atatürkçü ilkelerden sapmaları durumunda, çocuk ve gençleri kolaylıkla politize edebilecek olmaları da açıktır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının oluşturduğu toplum, yeterli örgütlenme bilincine sahip olmadığı sürece, bu endişe de var olacaktır. Tarihine bakıldığında, Türkiye İzciliği, yetersiz bilgilendirmenin sonucunda işte bu endişe nedeniyle arzu edilen gelişimini gösterememiştir. Oysa, başlattığımız Hava İzciliği etkinlikleri sırasında, ebeveynlerin etkin katkıları, sürekli ve yapıcı eleştirileri ile yaratıcılıkları, bu endişeyi çok kısa bir zamanda ortadan kaldıracaktır. Kısaca, başlattığımız Hava İzciliği çalışmalarında, siz ebeveynlerden beklentinin özeti "Güven, Denetimi Engellemez" olmalıdır. Dolayısıyla, kurmaya çalıştığımız sistem, kişisel değil toplumsal olmalı ve sonucunda sistem, uzun ömürlü ve sağlam temellere oturtulmuş olmalıdır.

Sizlere, amacını ve hedeflerini özetlemeye çalıştığımız İzcilik ve özellikle Hava İzciliği çalışmaları, bugünden başlayarak siz ebeveynlerin değerli katkılarıyla sürdürülecektir.

En değerli varlıklarımız olan çocuklarımıza yönelik, gönüllü ve özverili anlayışla yapılacak bu çalışmalarımızda, ailelerden, olanaklar elverdiğince en az seviyede parasal ve fakat en üst seviyede gönül desteği alabilmeyi planlıyor ve bekliyoruz.

 

Graphic Art, Imagination and Design by Yusuf DUMANOĞLU & Editor: Ali KIRKSEKİZ